📜 Danıştay Karar Künyesi
İdare Dava Daireleri Kurulu – 2021/133 – 2022/783 – 07.03.2022
🔎 Karar Özeti
Davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararının temyizen incelenmesinde, FETÖ ile iltisakı ve irtibatı değerlendirilmiş, mahkumiyet kararının kesinleşmediği ve örgütle ilişkili unsurlar dikkate alınmıştır.
Karar İçeriği
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/133
Karar No : 2022/783
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2016/45885, K:2020/4575 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2016/45885, K:2020/4575 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgüt toplantılarına katıldığına, avukatlık yaptığı dönemde örgütün Kumluca (Antalya) avukat sorumlusu olduğuna, FETÖ’ye ait okul ve yurtların yönetimi ile görevli mütevelli heyeti içerisinde yer aldığına, staj döneminde ise örgüt içerisinde grup sorumlusu olarak görev aldığına, çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğine, örgütün yayın organlarından olan Zaman Gazetesi’ne aboneliğinin bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının karşı yöndeki beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer yandan, davalı idarece dosyaya sunulan 363824 ID numaralı, kullanıcı adı “…” olan ByLock kullanıcısına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içeriklerinin incelenmesinden; … ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından … ID numaralı ByLock kullanıcısına 18/11/2015 tarihinde saat 15:16:14’te gönderilen mesajda, “abi … bey sizin grupta mıydı” saat 15:57:46’da gönderilen mesajda, “morali bozuk diye duydum” saat 15:57:59’da gönderilen mesajda, “bilginiz var mı”, saat 15:59:27’de gönderilen mesajda, “canı sıkkınmış” saat 15:59:55’te gönderilen mesajda ise “konu ne” ifadelerine yer verildiğinin görüldüğü,
Sonuç itibarıyla, davacının adına açıkça yer verildiği görülen bu ifadelerin de davacının ByLock programını kullanan örgüt üyeleriyle örgütsel anlamda irtibatının devam ettiğini gösteren ve davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Ayrıca davalı idare tarafından dosyaya sunulan 20/06/2019 tarihli ek beyanda; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin … tarih ve Dosya No:…, Karar No:… sayılı kararı ile davacı ve kararda adı geçen diğer şahıslar hakkında 23/10/2011 tarihinde yapılan Avukatlar için Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavına ilişkin soruların FETÖ/PDY Silahli Terör Örgütünce sınav öncesi ele geçirilerek örgüt mensuplarına dağıtıldığı, sınava ilişkin olarak ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin düzenlemiş olduğu olağandışılık analiz raporunda yer aldıkları ve sınav sorularının sınavdan önce kendilerine verilmesi suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddialarının kurul müfettişi tarafından incelenmesi hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği,
ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin düzenlemiş olduğu olağandışılık analiz raporu incelendiğinde, 23/10/2011 tarihinde yapılan Avukatlar için Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavına giren ve olağandışılık analizinde kullanılan kriterlerden bir veya ikisini sağladığı tespit edilen 66 adayın cevaplarının sınava giren diğer tüm adayların cevapları ile karşılaştırılması sonucunda, birçok soruda 66 adayın doğru cevabı işaretleme oranının genel ortalamanın çok üzerinde olduğu, bazı sorularda ise 66 adayın doğru cevabı işaretleme oranının genel ortalamanın oldukça altında kaldığının anlaşıldığı,
Davacı tarafından, sınava ilişkin olarak başlatılan soruşturmanın … Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyasında görülmeye devam ettiği ve anılan soruşturma kapsamında hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı, davalı idare tarafından yasal süresi geçtikten sonra delil niteliği olmayan belgelerin dosyaya sunulduğunun ileri sürüldüğü,
Netice itibarıyla, ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin düzenlemiş olduğu olağandışılık analiz raporu ile ilgili yukarıda aktarılan hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, anılan hususun FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici nitelikte bir unsur olduğu kanaatine varıldığı,
Son olarak, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı KAMER Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketinde şirket ortaklığının bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı Kumluca İş Adamları Derneğinin ise kurucu üyesi olduğunun görüldüğü,
Netice itibarıyla, anılan şirket ortaklığı ile dernek üyeliği de davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Anayasa ve 2802 sayılı Kanunda belirlenen usul ve güvenceler dikkate alınmadan, hakkında soruşturma açılıp savunma hakkı dahi kullandırılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu; 667 sayılı KHK’nın somut olayda uygulanamayacağı, şöyle ki olağanüstü halin kalkması ile birlikte olağan yönetim biçimine geçildiğinden olağanüstü yönetimin öngördüğü araçlar, yöntemler, kurum ve kuralların kendiliğinden yürürlükten kalktığı, hukuksal kategorilere KHK ile kural getirilmesinin olağanüstü halde dahi mümkün olmadığı, anılan KHK’nın hükme esas alınmasının yasal dayanağının bulunmadığı ve hukuka aykırı olduğu, ancak OHAL süresince geçerli olabilecek tedbirlerin OHAL uygulamasının sona ermesinden sonra da sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının ulusal ve uluslararası düzenlemelere aykırı olduğu; dava konusu işlem ve temyize konu Daire kararı ile suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, kanunsuz suç olmaz ilkesi, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ayrımcılık yasağı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, makul sürede yargılanma hakkı, inanç ve ifade özgürlüğü hakkının, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiği; soyut birtakım kanaat ve varsayımlardan ibaret itirafçı sanık ifadelerinin peşinen doğru kabul edilerek aleyhinde değerlendirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, davanın reddi yolundaki temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; temyiz harç ve giderlerinin davacı tarafından bilahare tamamlanmış olduğu görüldüğünden davacının temyiz dilekçesindeki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/10/2020 tarih ve E:2016/45885, K:2020/4575 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 07/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.